Kardak Krizi’nin 30’uncu yıl dönümünde yayımlanan ’30. Yılında Kardak Operasyonu: Ege Denizinde Ateş Çemberi’, Gazeteci Gökhan Karakaş’ın imzasıyla raflardaki yerini aldı. Pankuş Yayınları’ndan çıkan eser, Karakaş’ın 14 yıllık arşiv ve araştırmalarına dayanıyor. Kitapta, operasyonun askeri detaylarının yanı sıra krizin diplomatik boyutu ve M/V Figen Akat gemisinin kaptanı Dursun Sarı’nın 30 yıl sonraki tanıklıkları da aktarılıyor.
Ege Denizi’nde Türkiye ve Yunanistan’ı savaşın eşiğine getiren tarihi Kardak Krizi, 30’uncu yıl dönümünde gazeteci Gökhan Karakaş’ın kaleminden dökülen sarsıcı ayrıntılarla gün yüzüne çıkıyor. Pankuş Yayınları aracılığıyla okurla buluşan “30. Yılında Kardak Operasyonu: Ege Denizi’nde Ateş Çemberi” adlı çalışma, sadece bir askeri operasyonu değil, krizin perde arkasındaki diplomatik satranç hamlelerini ve daha önce hiç anlatılmamış tanıklıkları mercek altına alıyor. Yıllardır denizcilik ve savunma alanındaki başarılı haberleriyle tanınan Karakaş, bu eserinde arşiv belgelerini, saha tecrübesiyle birleştirerek Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor.

DİPLOMASİ DİLİ TÜKENİNCE ASKERİ OPERASYON GÜNDEME GELMİŞTİ
“Atatürk’ün Gemileri” isimli araştırma-inceleme kitabının ardından bu eseri kaleme alan Gökhan Karakaş, kitabın 14 yıllık kişisel Kardak araştırmalarının ve anlatıcıların yaşanmışlıklarının buluşması olduğunu belirtiyor. Karakaş, o günleri şu sözlerle anlatıyor:
“30-31 Ocak 1996 tarihlerinde diplomasi dili tükenmiş, askeri operasyon zorunlu olmuştu. İki ülkeye ait 14 savaş gemisi benzer silahlarıyla birbirine kilitlenmişti. Türk SAT ekibinin, Yunan tarafının aldığı iddialı elektronik ve fiziki önlemlere rağmen Türk bayrağını toka etmesi, kesin bir Türk zaferi olarak tarihe geçti.”
İLK KEZ BU KİTAPTA: O GEMİ, O KAPTAN, O GECE
Kitabın en dikkat çekici unsurlarından biri, krizin fitilini ateşleyen M/V Figen Akat gemisinin kaptanı Dursun Sarı’nın 30 yıl sonra ilk kez konuşması. Karakaş, “Kaptan Dursun Sarı’nın o geceyi ilk kez anlatması kitabın taşıyıcı unsuru oldu. Yedi gemilik Türk filotillasının Amiral gemisi TCG Yavuz’un komuta kademesinde yaşananlar, yüksek hızlı hücumbotların yaptığı Kızılderili dansı, helikopterlerin havadan icra ettiği aldatma harekâtı, SAT timinin kusursuz operasyonu, sahil güvenlik unsurlarının donanmaya sunduğu desteğin çarpan etkisi, sessiz ve derinden avını bekleyen Türk denizaltısı ve üç Yunan askerinin öldüğü helikopterin düşmeden önce Türk savaş gemisine davet edilişi gibi detaylar heyecanlı bir akışla okuyucuyla buluşacak.” diye konuştu.
KAHRAMANLAR BODRUM’DA BULUŞUYOR
Mavi Vatan doktrininin kurucusu Emekli Amiral Cem Gürdeniz ve SAT timinin komutanı Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen gibi isimlerin önsözüyle çıkan kitap, Kardak Krizi’yle ilgili pek çok soruya ışık tutuyor. Kitabın yarattığı bu atmosfer, 30 yıl sonra operasyona katılan kahraman Türk askerlerini ilk kez Bodrum’da bir araya getirecek.
Ne olmuştu?
Yunanistan ile Türkiye’yi savaşa en çok yaklaştıran olay olarak yakın tarihimizdeki yerini koruyan Kardak Krizi, 30 yıl önce bugünlerde yaşanmıştı. 25 Aralık 1995 gecesi M/V Figen Akat gemisinin Batı Kardak’ta karaya oturmasıyla başlayan süreç 29 Ocak 1996 günü ABD, Yunanistan ve Türkiye’nin dahil olduğu uluslararası bir krizin zirve yapmasına evrilmişti. NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan arasındaki barış denkleminin bozulması an meselesiyken, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 12 kişilik SAT (Sualtı Taarruz Timi) ekibi, 31 Ocak 1996 gecesi Batı Kardak’taki Yunan bayrağını Türk bayrağıyla değiştirerek krizi sonlandıran hamleyi yapmıştı. Türk kamuoyunun tam 37 gün boyunca nefesini tutarak gazete ve TV kanallarından takip ettiği Kardak Krizi’nin tanıkları ve o günlerde yaşadıkları Gazeteci Gökhan Karakaş’ın kaleminden kitap oldu.

