Premium temizlik ve detailing sektörü yapay zeka ile yeniden tanımlanıyor

Yayınlandı:

Yapay zeka destekli temizlik platformu CLEANTIFUL, ABD’de büyümeye hazırlanıyor

ABD merkezli CLEANTIFUL, yat, tekne, özel jet, villa ve ticari alanlardaki premium temizlik ve detailing hizmetlerini yapay zeka destekli teknoloji platformunda bir araya getiriyor. Müşteri talebinden hizmet sağlayıcı eşleştirmesine, operasyon planlamasından müşteri deneyimine kadar tüm süreci teknolojiyle yöneten şirket; on-demand, subscription ve B2G modelleriyle geleneksel hizmet sektörünü teknoloji şirketlerinin ölçeklenebilir iş modeline taşıyor. İlk etapta Washington D.C., Maryland ve Virginia (DMV) bölgesine odaklanan CLEANTIFUL, uzun vadede ABD’nin farklı eyaletlerine açılmayı hedefliyor.

Seri girişimci Soner Babüroğlu tarafından ABD’de kurulan ve şu an için ABD’de faaliyet gösteren CLEANTIFUL, geleneksel temizlik şirketlerinden farklı olarak yalnızca hizmet sunmaya değil, hizmet sürecinin tamamını teknolojiyle yönetilebilir hale getirmeye odaklanıyor. Şirketin, yat, tekne, özel jet, villa ve ticari alanlardaki premium temizlik ve detailing ihtiyaçlarını tek bir teknoloji platformunda buluşturduğunu ifade eden Soner Babüroğlu, CLEANTIFUL’un iş modelinin; on-demand hizmetler, subscription tabanlı düzenli hizmetler ve B2G devlet ihaleleri olmak üzere üç ana gelir yapısı üzerine kurulduğunu söyledi. On-demand modelin müşterilerin ihtiyaç duydukları anda premium temizlik ve detailing hizmetlerine ulaşmasını sağladığını söyleyen Babüroğlu, subscription modelinin de düzenli temizlik ve detailing ihtiyaçlarını sürekli gelir modeline dönüştürdüğünü ifade etti. 

TEKRARLAYAN GELİR MODELİ 

Şirketlerinin, devlet ihaleleri için ise B2G iş modeliyle hareket ettiğini kaydeden Babüroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yapı, CLEANTIFUL’un yalnızca tek seferlik hizmet gelirlerine bağlı kalmak yerine tekrarlayan gelir ve yüksek müşteri yaşam boyu değeri oluşturmasına olanak sağlayabilecek bir model ortaya çıkarıyor. Böylece şirketin stratejisi klasik hizmet şirketlerinden çok, ‘AI + Platform + Recurring Revenue + Data + Operational Network’ yaklaşımıyla teknoloji şirketlerinin büyüme modellerine yaklaşıyor. CLEANTIFUL’ın marka vizyonu ise bu yaklaşımı üç kelimeyle özetliyor: “Clean. Beautiful. Always.”

İLK DURAK DMV BÖLGESİ 

CLEANTIFUL’un, büyüme stratejisinin ilk aşamasında Washington D.C., Maryland ve Virginia’dan oluşan DMV bölgesi olduğuna dikkat çeken Babüroğlu, “Şirketimizi uzun vadeli büyüme stratejisi kapsamında Arizona, California, Florida, Georgia, Massachusetts, Michigan, Nevada, New Jersey, New York, North Carolina, South Carolina, Tennessee, Texas ve Washington pazarlarına açmayı hedefliyoruz. Bu genişlemeyle CLEANTIFUL’un ABD’nin ekonomik açıdan en güçlü, marina, liman ve havacılık faaliyetlerinin en yüksek olduğu bölgelerini kapsayan bir platform konumuna gelmesi üzerine planlama yapıyoruz.” diye konuştu. 

GLOBAL BİR PLATFORM İNŞA EDİYORUZ

Soner Babüroğlu, şirketi geleneksel bir temizlik ve detailing şirketinden ziyade teknoloji şirketi olarak konumlandırdıklarını belirtti. Temizlik ve detailing sektöründeki asıl fırsatın yalnızca daha iyi hizmet vermek değil, müşterinin hizmete güvenli ulaşmasından operasyonun tamamlanmasına kadar tüm süreci yeniden tasarlamak olduğunu vurgulayan Babüroğlu, şunları söyledi: “Mayıs 2026’da kurduğum CLEANTIFUL, yatlar, tekneler, özel jetler, konutlar ve ticari mülklerde premium temizlik ve detailing hizmetlerini yeniden tanımlayan, yapay zeka teknolojisiyle hizmet sağlayıcıları ve müşterileri doğrudan ve anında buluşturan yeni nesil bir teknoloji platformudur. Aplikasyon üzerinden tek bir dokunuşla müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu hizmeti en hızlı şekilde, 6 saat gibi kısa bir sürede almasını sağlıyoruz. Geliştirdiğimiz teknoloji altyapısı sayesinde ise farklı bölgelerde milyonlarca hizmet talebinin aynı anda yönetilebileceği, ölçeklenebilir ve global bir platform inşa ediyoruz. Gelecekte de premium temizlik ve detailing sektöründeki rekabetin yalnızca hizmet kalitesi üzerinden değil; yapay zeka, hız, müşteri deneyimi, veri ve operasyonel verimlilik üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz.” 

2.6 MİLYON DOLAR PREE-SEED DEĞERLEME

CLEANTIFUL üzerinden gerçekleştirilen hizmetlerin sigortalanması sayesinde hem hizmeti alan hem de hizmeti veren taraf için daha güvenli ve şeffaf bir yapı oluşturduklarının altını çizen Babüroğlu, “Ayrıca, B2G tarafında da önemli bir büyüme potansiyelimiz mevcut. Devlet ihalelerine davet almaya başladık ve ekim ayında Washington D.C.’de düzenlenecek AUSA Fuarı’nda gerçekleştireceğimiz görüşmelerin ardından bu alanda somut aksiyonlar almayı planlıyoruz. Yatırım turumuzu 2,6 milyon dolar Pre-Seed değerleme üzerinden başarıyla tamamlamış olmak bizim için önemli bir kilometre taşı. Özellikle JPMorgan ve Fidelity Investments gibi güçlü kurumların CLEANTIFUL’un kuruluşundan beri yer alıp, gelişiminde de partner olarak bize yol göstermesi ve gelecekteki yatırım turlarımızda aktif rol alacak olması, doğru bir yolda olduğumuza dair motivasyonumuzu daha da güçlendiriyor.” dedi. 

İlginizi Çekebilir

spot_img

Son Haberler

spot_img