Pazar, Mayıs 19, 2024
Ana SayfaGündem“Hatay’ın Yeniden Canlandırılması” projesi, önce Hatay’a sonra tüm dünyaya umut olacak

“Hatay’ın Yeniden Canlandırılması” projesi, önce Hatay’a sonra tüm dünyaya umut olacak

Türkiye Tasarım Vakfı tarafından yürütülen “Hatay’ın Yeniden Canlandırılması” projesi, Kahramanmaraş merkezli depremden en çok etkilenen şehirlerin başında gelen Hatay’ın tarihi ve yeni kent merkezinin yeniden hayat bulması, kültürel mirasının ve kent kimliğinin korunmasını amaçlıyor.

Türkiye Tasarım Vakfı, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan protokoller kapsamında, Hatay kent merkezlerinin ihyası için ihtiyaç duyulan tasarım ve planlama süreci tamamlandı. Projenin Antakya Merkez’de düzenlenen lansmanına Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Türkiye Tasarım Vakfı Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Kalyoncu, Türkiye Tasarım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Demirci, protokol ve davetliler katıldı.

TTV, proje kapsamında Hatay’da tarihi ve arkeolojik araştırmalar, bölgenin doğal ve sosyolojik yapısı, kent hafızası ve mimari dokusu üzerine geniş çaplı araştırma, bilgi toplama çalışmalarını gönüllü olarak koordine etti. Hatay’ın Antakya başta olmak üzere, İskenderun, Kırıkhan, Defne ve Samandağ ilçelerinin merkezlerinde belirlenen pilot alanlarda, kentsel ölçekten detay ölçeğe kadar, farklı disiplinlerin yer aldığı tasarım süreçleri, TTV Hatay Tasarım ve Planlama İş Birliği Grubu liderliğinde 46 ulusal ve uluslararası ofis ile kolektif bir şekilde yürütüldü.

Bu çerçevede, daha katılımcı, şeffaf ve geniş kapsamlı bir süreç için ilgili STK’lar, merkezi idari kurumlar ve halkın görüşlerinin alındığı platformlarla beraber bir iş birliği şeması oluşturuldu. Çalışmanın başlangıcından itibaren kamu kurumları, yerel sivil toplum kuruluşları ve yerel halk ile çok sayıda toplantı, çalıştay ve basın buluşmaları düzenlendi. Türkiye Tasarım Vakfı diğer yandan, tasarımı ve sanatı dezavantajlı gruplar için erişilebilir kılma gayesiyle, “TTV Hatay Toplum Merkezi” projesini de hayata geçirdi. Proje, çocukların tasarım ve sanat dolu bir yaşamda yaratıcılığını keşfetmelerine ve hayallerini gerçekleştirmelerine destek olmayı amaçlıyor.

Dayanışma ruhuyla çalıştık ve en büyük saygıyı Hataylılara gösterdik

Bir hayalin hayata dönüşmesinin heyecanı içinde olduklarını vurgulayarak konuşmasına başlayan TTV Mütevelli Heyet Üyesi Mehmet Kalyoncu, lansmanın açılış konuşmasında, “Çok heyecanlıyız, çünkü sizlerle birlikte bir hayal kurduk ve sizler de bu hayali “hayata” dönüştürmemize izin verdiniz. Yaşanan onca acıdan sonra. Başta Bakanlıklar olmak üzere herkesin, bu işlerin en hızlı şekilde olması için büyük çabalar sarf ettiğinden emin olun. Fakat inşaat yapmak ile bir şehir kurmak çok farklı iki şey. Çok zor inşaat projelerinin içinde yetişmiş birisi olarak şunu söyleyebilirim: inşa etmek kolaydır, zor olan bir şehir kurmaktır. İyi bir şehirleşmeyi herkesten önce başta Hataylılar istiyor ve hak ediyor. Ve biz şuna inanıyoruz: Böylesine büyük bir yıkımdan sonra ülkemizdeki şehirleşmenin gidişatına yeni bir yön verebiliriz. Tıpkı Asi gibi. Asi, bu topraklarda alışılagelmişten farklı olarak nasıl ters akıyorsa bizler de şehircilik adına bir şeyleri farklı yapmak istedik… Mimarlık ve şehir planlama camiasını kapsamak ve birleştirmek istedik. Türkiye Tasarım Vakfı olarak gönüllülük ve sorumluluk bilinciyle vazife aldık. Bu projenin tamamını Bünyamin Derman Hoca’mız tek başına yapabilirdi ama 20’ye yakın mimarlık ofisi Türkiye Tasarım Vakfı çatısı altında buluştu ve birleşti. Dayanışma ruhuyla çalıştık ve en büyük saygıyı Hataylılara gösterdik” diye konuştu.

Bu proje bir “Rehber” Olmalı

Hatay’ın Yeniden Canlandırılması Projesi’nin şehircilik tarihinde yerini aldığını da sözlerine ekleyen Kalyoncu, “Bugün sunulan bu çalışmaya en yakın örnek ülkemizin kurucusu, Hatay’ı şahsi meselesi olarak gören Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet kurulurken yaptırdığı şehir planlarıdır. 100 yıl sonra bu büyük acı, benzer bir ihtiyacı ortaya çıkardı. Bu çalışma 1/100.000’ ve 1/25.000’lik planlarla ilişki kurup, 5.000, 1.000 ölçeğine kadar ve hatta pilot alanlarda en detaylı uygulama proje ölçeğine kadar tasarlandığı ve artık hayata geçmekte olan en somut örnek olarak şehircilik tarihinde yerini almıştır. Yollarından, hastanelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarından, havalimanlarına son 20 yılda büyük bir altyapı dönüşümünü tamamlamış olan ülkemizin artık odaklanması gereken üst yapı, şehirler ve kentsel yaşam kalitesinin artırılması olmalıdır. Bu proje depremden etkilenen diğer şehirlerimiz ve başta İstanbul olmak üzere deprem riski taşıyan şehirlerimiz için bir rehber niteliği de taşıyor. Bu yüzden İstanbul’un Hatay’ı, Adıyaman’ı, Kahramanmaraş’ı, Malatya’yı unutmaması gerekir. Ve unutmamalıyız ki İstanbul’un böyle bir deprem geçirmeden bir plana ihtiyacı var. Vakfımız bunun için de göreve hazırdır.” dedi.

Önce hep birlikte Hatay’ımızı Yeniden Ayağa Kaldıracağız Sonra o bizi ve umutlarımızı ihya edecek

TTV Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Demirci, tasarım odaklı yaklaşımı temel alarak Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlama hedefiyle 2016 yılında kurulan Türkiye Tasarım Vakfı’nın, daha iyi bir dünya için tasarım farkındalığı oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Demirci proje hakkında şu bilgileri verdi:

“TTV, çağımızın getirdiği zorluklara karşı mücadele verebilecek, dayanıklı, sağlam tasarım anlayışını insana değer katan bir yaklaşımla harmanlıyor ve projelerimizi buna göre yürütmek için çalışıyor. 6 Şubat 2023’te ülkemiz tarihinin en yıkıcı depremlerinden biri ile sarsıldı. Bugün en büyük ihtiyaç, yıkılan şehirlerin yeniden canlandırılması, ancak her türlü yenilenmenin son derece kapsamlı bir şekilde planlanması gerekiyor. Bir yandan bölgenin derin mirası korunurken, diğer yandan da bu şehirlerin gelecekteki doğal afetlere karşı dayanıklı olmasının temel alınması çok önemli. ‘Hatay’ın İhyası’ projesi, deprem sonrasında Hatay’ın tarihi ve kültürel mirasını korumayı, kent kimliğini yeniden canlandırmayı, daha güvenli, sürdürülebilir bir kentsel yapı oluşturmayı amaçlıyor. Hatay’ın gelecek nesiller için dayanıklı, sürdürülebilir ve yaşanabilir olmasını sağlayacak bir vizyon oluşturmayı ve 50 hektarlık alanda yaklaşık 5 bin konutun tasarımını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz tasarımlar, Hatay’ın yeniden inşa edilmesine, evlerini kaybedenlerin yeniden yerleştirilmesine ve bölgenin mirasını koruyan yeni bir çevre yaratılmasına olanak tanıyacak. Önce biz umudun şehri Hatay’ı yeniden canlandıracağız, sonra o bizi ve umutlarımızı ihya edecek.

Sunduğumuz bu projenin, Hatay’ın kıymetli tarihini koruyarak, gelecek nesillere aktarmak adına önemli bir adım olduğuna inanıyoruz.”

Amacımız doğal afetlerden etkilenen tüm şehirlerin ayağa kaldırılmasına örnek teşkil etmek

TTV Genel Müdürü Doç. Dr. Serhat Başdoğan ise “Hatay’ın Yeniden Canlandırılması” projesi ile, şehrin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkararak, kültürel ve ekonomik canlanmayı hedeflediklerini kaydetti.

Doç. Dr. Başdoğan projeyle ilgili şu bilgileri verdi: “6 Şubat depremleri sadece fiziki bir yıkım değil sosyo kültürel olarak da çok önemli bir kayba yol açmıştır. Bu felaket, kentin demografik, ekonomik, sosyal, teknolojik ve ekolojik yapılarının acilen restore edilmesini ve kentsel mekanda açılan derin yaraların onarılması için acil önlemler alınmasını gerektirmiştir. Hatay’ı yeniden inşa etme ve canlandırma görevi, geleneksel fiziksel planlamanın ötesine geçen, farklı uzmanlıkların sentezini, yenilikçi düşünceyi ve güçlü toplum katılımını gerektiren karmaşık bir sosyal sorumluluğa dönüşmüştür.

Türkiye Tasarım Vakfı olarak, depremde önemli ölçüde zarar gören Antakya’nın yeni ve tarihi merkezinin kolektif kentsel belleğinin korunması gerekliliğine öncelik verdik. Kolektif bellek ve kentsel canlandırma literatüründen kavramsal yaklaşımlarla kurulan, mevcut kentsel planlama süreçlerine sosyo-mekânsal bir bakış açısı katmayı amaçladık. Antakya’nın tarihi kent merkezinin eşsiz tarihi, kültürel ve mimari mirasından yola çıkan bu çalışma, yerel halkın hızla kentlerine dönmesini ve yeniden canlandırma çalışmalarının kent merkezinden başlatılmasını savunmaktadır. Çalışma, yerel halkın afet sonrasında hızla kentlerine yeniden entegre edilmesinin önemini vurgulayarak, yeniden inşa sürecindeki gecikmelerin kentsel hafızanın erozyonu üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeye çalışmaktadır.”

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN ÇOK OKUNANLAR