Türk teknik tekstil sektöründen Techtextil Frankfurt 2026 fuarından çağrı: ‘Toplu kullanım alanlarında geç tutuşur özellikli kumaşlar zorunlu hale getirilmeli’

Yayınlandı:

Techtextil Frankfurt 2026’da 66 firmayla güçlü bir katılım gösteren Türk teknik tekstil sektörü, inovatif ürünleriyle uluslararası alanda dikkat çekti. Geç tutuşur kumaş üretiminde dünyanın önemli tedarikçileri arasında yer alan sektör temsilcileri, otel, hastane, öğrenci yurdu ve toplu kullanım alanlarında güvenlik standartlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman, fuarda yaptığı açıklamada, “Bu artık bir tercih değil, doğrudan bir can güvenliği meselesidir. Yangınlar yaşandıktan sonra değil, riskler büyümeden gerekli adımlar atılmalıdır.” dedi.

Almanya’da düzenlenen Techtextil Frankfurt 2026 fuarına Türk teknik tekstil firmaları damga vurdu. Dünyanın en önemli teknik tekstil fuarları arasında gösterilen organizasyonda, Techtextil’de 1.475 firma, Texprocess’te 184 firma olmak üzere toplam 1.659 firma yer aldı. Türkiye ise Techtextil’de 66, Texprocess’te 12 olmak üzere toplam 78 firmayla güçlü bir katılım sağladı. Türk teknik tekstil sektörünün küresel pazarlardaki gücünü ortaya koyduğu fuarda, İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman açıklamalarda bulundu.

İLGİ SON DERECE YÜKSEKTİ 

Dünyanın en önemli teknik tekstil fuarlarından birinde Türk firmalarının güçlü şekilde yer aldığını vurgulayan Ahmet Şişman, fuarda kişisel koruyucu donanım tekstillerinden otomotiv tekstillerine, geotekstillerden ekotekstillere kadar birçok alanda Türk firmalarının geliştirdiği yenilikçi ürünlerin uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü söyledi. İnovasyonun, Ar-Ge’nin ve yüksek katma değerli üretimin tekstil sektöründeki dönüşümüne yön verdiği bu organizasyonda, özellikle geç tutuşur özellikli tekstil ürünlerine yönelik ilginin son derece yüksek olduğunu gördüklerini belirten Şişman, “Fuarda bu alana özel holler oluşturulmuş olması da bunun en somut göstergelerinden biri oldu.” dedi.

MEVZUATTA DÜZENLEMELER GEREKİYOR 

Bugün tekstil sektörünün yalnızca moda ve geleneksel üretimle değil, insan hayatını doğrudan etkileyen kritik alanlarla da öne çıktığının altını çizen Ahmet Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Özellikle oteller, hastaneler ve toplu kullanım alanlarında kullanılan tekstil ürünlerinde geç tutuşur özelliklerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Geç tutuşur tekstil ürünlerinin kullanımını teşvik edecek düzenlemeler, hem vatandaşlarımızın güvenliği hem de teknik tekstil sektörümüzün dönüşümünü hızlandırması açısından önemli bir adım olacaktır.”

KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİ HIZLANDIRACAKTIR

Teknik tekstilde katma değerli üretime geçişin sürekli konuşulduğunu, ancak işin en kritik taraflarının bazen göz ardı edilebildiğini dile getiren Şişman, “Bugün otellerde, öğrenci yurtlarında, hastanelerde ve toplu yaşam alanlarında kullanılan perde, döşemelik kumaş, yatak örtüsü gibi ürünlerde geç tutuşur özelliklere ilişkin net yasal zorunluluklar bulunmuyor. Oysa yaşadığımız otel ve yurt yangınları, bu konunun ne kadar hayati olduğunu açık şekilde gösterdi. Yangınların ardından yalnızca görünen sonuçlara odaklanılıyor ancak riski azaltacak temel önlemler yeterince gündeme gelmiyor. Türk firmaları bugün Ar-Ge merkezlerinde geliştirdikleri geç tutuşur ve yüksek teknolojili kumaşları, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediyor. Nonwoven ürünlerden otomotiv tekstillerine kadar pek çok alanda uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Otomotiv sektörü bu konuda kendi standartlarını oluşturmuş durumda. Benzer bir yaklaşımın oteller, hastaneler, öğrenci yurtları ve benzeri alanlarda da hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu alanda oluşturulacak standartlar hem can güvenliğine katkı sağlayacak hem de teknik tekstil sektörümüzde katma değerli üretimi daha da hızlandıracaktır.” dedi.

ÜRETİM KAPASİTESİ VE TEKNOLOJİYE SAHİBİZ

Türkiye’nin geç tutuşur ve yüksek güvenlik standartlarına sahip teknik tekstil ürünlerinde güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Şişman, bu alandaki üretimin yaklaşık yüzde 90-95’inin Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD gibi pazarlara ihraç edildiğini kaydetti. İç pazarda ise talebin hâlen yüzde 5 seviyelerinde olduğunu belirten Şişman, sektörün bu ihtiyacı karşılayabilecek üretim kapasitesine ve teknolojiye fazlasıyla sahip olduğunu dile getirdi.

Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün Avrupa’ya ihraç ettiğimiz güvenlik standartlarını kendi ülkemiz için de hayata geçirmek zorundayız. Türkiye bu ürünleri üretiyor ve dünyaya satıyor; ancak iç pazarda aynı ölçüde kullanım yaygın değil. Bu noktada maliyet gerekçesi sıkça dile getiriliyor ancak geç tutuşur kumaş kullanımının toplam yatırım maliyetine etkisi sanıldığı kadar yüksek değil. Özellikle oteller, hastaneler, öğrenci yurtları ve toplu yaşam alanlarında bu ürünlerin kullanımını teşvik edecek standartların oluşturulması artık ertelenmemesi gereken bir konu.”

İlginizi Çekebilir

spot_img

Son Haberler

spot_img